Ahmet Turan Alkan

  • Sivil anayasa isteyen arkadaşlar bunlar mı? İyi, güzel, hoşgeldiniz arkadaşlar. Çok hoş doğrusu, buyrun ayakta kalmayın, ilişin şöyle, bakın oradaki sehpaya da oturabilirsiniz. Oğlum beylere bak ne içiyorlar...

    Sadece ıhlamur varmış ıhlamur için. Ihlamur iyidir, lâzım size bugünlerde

ıhlamur. Eveet, iyisiniz değil mi, iyisinizdir mutlaka. İyi olmanız için buradayız biz değil mi? Güzel, biz çok sâkiniz, siz de sâkin olun, güzel güzel konuşalım. Demek sivil anayasa istiyorsunuz beyler, vallahi aramızda kalsın, sizdeki medenî cesarete hayranım; böyle olmalı işte. Olmalı ama herkes haddini hududunu da bilmeli. İkisinin arasında mühim bir fark var takdir edersiniz. Bakın şimdi konuyu ciddi, bilimsel, soğukkanlı bir şekilde ele alıyorum; sivil anayasa istiyorsunuz, isteyin, istemek hakkınız, mesela beğenmediğiniz anayasada dilekçe hakkı var değil mi kapı gibi.

N'aapıyorsunuz, dilekçe veriyorsunuz, biz de cevabını veriyoruz. Devlet hiçbir müracaatı cevapsız bırakmaz. Yazılmıştır bunlar mesela beğenmediğiniz şeyde. Tamam, beğenmeyebilirsiniz, bakınız ben hiç sinirleniyor muyum; sinirlenmiyorum! Niçin sinirlenmiyorum çünkü devlet sinirlenmez. Peki neresi sivil değil bu anayasanın arkadaşlar? Yani nasıl olunca sivil olmuyor?

Tamam, size de söz vereceğim, sözlerimi bitireyim öyle; bakın, içeri girdiniz, sizi kabul ettim, ıhlamur söyledim değil mi?.. Oğlum nerde kaldı bu ıhlamurlar? Ne diyordum, bi dakka... Sırayla konuşacağız; evet, neresi sivil değil bu anayasanın, yani sivil olmayınca itfaiyecilerin, polislerin, jandarmaların yaptığı bir anayasa mı oluyor? Ayıptır böyle şeyler!.. Bakınız koca koca adamlarsınız, kiminiz sakallı, kiminiz gravatsız, kot pantolonlu filan... Anayasa sivil olmasaydı, böyle paldır-küldür bir makama girebilir miydiniz bakalım değil mi? Yaa, bunlar ayıp şeylerdir fakat önemli değildir.

Devletimiz müşfiktir, kucaklar adamı kucaklar! Hatta üstüne ıhlamur bile söyler. Haa, tabii hakkınızdır, dersiniz ki anayasayı biz yapalım da felan-fıstık da filan. Bakın işte yapmış getirmişsiniz arkadaşlar, cici bir klasör, sırtı da spirallenmiş, ne güzel.. Yapın beyler, bakınız bu ülkede anayasa yapılmıyor diyemez kimse. Yapılmıyor idiyse siz nasıl yaptınız diye sormazlar mı adama; bunlar bednam şeylerdir. Bu ülkede siyasi sistem fevkalade ayaktadır ve bütün unsurları ile saat gibi işlemektedir...

Aloo, bağlama dedim kızım sana, toplantıdayız demedin mi, hayy.. aloo Şükran.. evet canım.. tamam kapıcıya söyle alıversin bakkaldan... Hı hı.., bir de ufak

alsın; kavun turşusu vardı di mi, iyi... Toplantıdayız da.. peki unutmam, peki

canım! Evet, işte şöyle bakıyorum klasörünüze.. ne deniliyor? Toplumsal sözleşme? Mesela... Ne güzel, ne anlamlı... İyi de, yapılmıştır böyle bir sözleşme... Götürülmüştür milletin önüne sandık. İşte budur sözleşme! Acaba siz noter huzurunda filan mı diye düşünüyorsunuz? Valla bizim için hava hoş, verirsiniz noter masrafını, 82 Anayasası'nı bir de notere tasdik ettiririz. Gülersiniz tabii, evdeki hesap çarşıya uymazsa gülersiniz fakat devlet gülmez, gülemez. Bakınız şu fotoğrafa dikkatle bakınız; anayasayı hazırlayan komisyonun resmidir bu fotoğraf; içlerinde hiç itfaiyeci, polis, jandarma, belediye zabıtası kılıklı adam var mı? Hepsi de sivildir nitekim, üstelik hepsi de gravatlarını ihmal etmemişlerdir, hayır yüzünüze vurmak için söylemiyorum fakat kamu işleri, gravatla gezinmek lazım gelen alanlarda görüşülür, öyle al takke ver külah sizin demokratik platform filan dediğiniz kıraathaneden bozma yerlerde değil; ooh, Osman oğlum çay getir... Mehmet bi cıgara versene... N'oolacak bu memleketin hali, yok Sartori şunu demiş de, Fuko bunu yazmış da... Sartori kim yahu allaasen? O Sartori gelse buraya kazan simidiyle susamlı fırın simidini birbirinden ayırabilir mi ki devletten ziyade bu adama itibar ediliyordur? Ayakkabısını bağlamaktan âciz birtakım entel züppelerin... Tamam kardeşim bitirmedik, konuşuyoruz şurada, sırayla değil mi... Ha, nedir bunlar, devlet ciddi bir müessesedir, onu biz biliriz. Nitekim bakınız yapılmıştır bir anayasa... Aslan gibi anayasadır o. Hoşunuza gitmeyebilir, bakın benim de hoşuma gitmeyen bazı maddeleri yok değil; n'olur o zaman, oturulur mutabakata varılır, o madde değiştirilir.

Aklınıza kötü bir şey gelmesin, kızım telefon bağlama demedim mi az önce! Hayret yau... Bak öyle bir yaklaşımla gelseydiniz değil mi, ne kadar yapıcı, efendim... Memleket hayrına filan. Hayır efendim, bi saniye henüz sözümü tamamlamadım, eğer böyle yapacaksanız hemen sizi dışarı aldırabilirim görüşmenin selameti açısından, mesele değil. Peki ne diyorsunuz, bu defa anayasayı toplum yapsın? İyi güzel de arkadaşlar mesela toplumla akşamları oturup poker veya tavla oynayabilir misiniz? Yaa, hiç düşünmediniz değil mi? Öyledir bu işler...

Yahu bir dakika nereye gidiyorsunuz, sözlerimi bitirmedim, hoop, böyle gidemezsiniz, ben sizi kovdum, güle güle, kovuldunuz. Ooo ıhlamurlar da gelmiş nihayet, n'aapıyım bu kadar ıhlamuru ben oğlum Naci, def ol, sen iç hepsini... Çok bile oğlum size böyle anayasa, hıh!